YEREL FİNANSAL RAPORLAMA ÇERÇEVESİ

26/08/2014 tarih ve 29100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) Kararı’nda, genel olarak kamu yararını ilgilendiren kuruluşların münferit ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye Muhasebe Standartları’nın (TMS) uygulanması zorunlu kılınmış, diğer işletmelerin TMS’yi uygulayıp uygulamayacakları konusu ise işletmelerin isteklerine bırakılmıştır. Bu karar uyarınca bağımsız denetime tabi olup TMS’yi uygulamayan işletmelerin, KGK tarafından bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükteki mevzuatı (Muhasebe Sistemi Uygulamaları Genel Tebliği - Tek Düzen Hesap Planı ) uygulamaları ve mali tablolarını bu esaslara göre düzenlemeleri öngörülmüştü.

Avrupa Birliği ‘ne üye ülkelerde hisseleri borsada işlem gören işletmelerin konsolide finansal tablolarını Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına (UFRS) göre hazırlamaları zorunludur. Diğer işletmelerin finansal tablolarını UFRS’ye uygun olarak hazırlayıp hazırlamamaları ise üye ülke tercihine bırakılmıştır. Üye ülke tercihine bağlı olarak UFRS uygulamayan işletmeler finansal tablolarını AB Muhasebe Direktiflerine uygun olarak hazırlamaktadır. Bununla birlikte, AB Komisyonu 2013 yılında mevcut direktiflerinde bir revizyona giderek, UFRS uygulamayan işletmeler için, UFRS’ye göre basitleştirilmiş muhasebe ilkeleri getirmiştir.

Ülkemizde bağımsız denetime tabi olup TMS uygulamayan işletmelerin uyguladığı yürürlükteki mevzuat hükümlerine bakıldığında, bunların AB Direktifleri hükümleriyle tam uyumlu olmadığı ve temel muhasebe esasları açısından uygulamada çeşitli eksikliklerin bulunduğu görülmektedir. 2014 yılı için KGK, uygulamada görülen eksikliklerin giderilmesi amacıyla bağımsız denetime tabi olup TMS uygulamayan işletmelerin yürürlükteki mevzuata ilâve olarak uygulamaları gereken hususları belirlemiştir. Ancak bu konuda kalıcı bir çözüm sağlanması için özellikle AB üyesi ülkelerde olduğu gibi Avrupa Direktifleri ile uyumlu yerel bir finansal raporlama çerçevesinin oluşturulması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda KGK tarafından bağımsız denetime tabi olup TMS uygulamayan işletmelerin finansal tablolarında da doğru, ihtiyaca ve gerçeğe uygun sunumu temin etmek ve AB mevzuatına tam bir uyum sağlamak üzere Yerel Finansal Raporlama Çerçevesi (YFRÇ) çalışmalarına başlanmıştır.

YFRÇ hazırlanırken akademisyenler, ilgili kamu kurum ve kuruluşu uzmanları, bağımsız denetçiler, meslek örgütleri temsilcileri ve özel sektör temsilcileri gibi konunun tüm ilgili taraflarının görüşü alınmıştır. Yerel Finansal Raporlama Çerçevesinin , bu konudaki AB Direktifinin de yürürlük tarihi olan 1/1/2016 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinden itibaren uygulamaya konulması amaçlanmaktadır. Yakın zamanda Yerel Finansal Raporlama Çerçevesine nihai hali verilecektir.

YFRÇ’de, AB Direktifinde yer alan işletme ölçeklerinin belirlenmesine ilişkin ölçütler baz alınarak ülkemizde de bağımsız denetime tabi olan şirketlerin büyük ya da orta ölçekli işletme olarak ayrılması planlanmaktadır. Bu doğrultuda YFRÇ’de AB Direktifindeki istisnalardan faydalanılarak orta ölçekli işletmeler, büyük işletmeler için öngörülen bazı yükümlülüklerden muaf tutulacaktır. Bunun gereği olarak, YFRÇ yayınlanırken, AB Direktifinde yer alan ölçütlere uygun bir şekilde büyük ölçekli işletme tanımının yapılması planlanmaktadır. Referans alınan AB Direktifinde, aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan işletmeler büyük ölçekli işletme olarak tanımlanmaktadır:

Aktif Toplamı : 20 milyon Avro
Net Satış Hasılatı : 40 milyon Avro
Çalışan Sayısı : 250 kişi

YFRÇ’nin yukarıda belirtilen kıstaslardan en az ikisini sağlayamayan firmalar için uygulanması beklenmektedir. Bununla birlikte, hali hazırda bağımsız denetime tabi olma kıstası;

Aktif Toplamı 40 milyon TL
Net Satış Hasılatı 80 milyon TL
Çalışan Sayısı 200 kişi

olarak belirlenmiş durumdadır. AB Direktiflerinde belirtilen kıstaslarla KGK’nın halihazırda belirlemiş olduğu bağımsız denetime tabi olma kıstasları arasında kalan firmaların orta ölçekli olarak değerlendirilmesi ve YFRÇ’ye tabi olması, AB Direktiflerinde belirtilen limitlerin üzerinde kalan firmaların ise TMS ve UFRS’ye tabi olması gündeme gelebilecek, hatta bağımsız denetime tabi olma limitleri düşürülebilecek ve YFRÇ’ye tabi olan firma sayısı artırılabilecektir. Tüm orta ölçekli firmaların bu gelişmeleri takip ederek, şimdiden finansal tablolarını YFRÇ’ye uyumlu hale getirmeye başlamaları, işletmelerin gelecekteki değişikliklere zamanında ve sorunsuz uyum sağlayabilmeleri bakımından büyük önem taşımaktadır. Firmamız, mali tabloların YFRÇ, TMS ve UFRS’ye dönüştürülmesi konusunda danışmanlık ve eğitim hizmetleri vermektedir. Bu konularda internet sitemizden bilgi alınabilir.